Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2520

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
 
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder. O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir.

Enver abiler buyurdular ki;

Bizim dînimiz diyor ki, evlâda yapılan babaya yapılmış demekdir. İyilik eden de kendine, kötülük eden de kendisine eder. Mübârek Hocamız Allah rahmet eylesin, Allah şefâ'atlerine nâil eylesin, "kuddise sirruh", sabahleyin de cenâb-ı Hakka hamdolsun gitdim ziyâretlerinde bulundum, bir gün buyurdular ki; Kardeşim ben ömrüm boyunca derdim ki, ya Rabbi bu seyyidler nasıl insanlardır? Onlar nasıl Allahın sevgili kullarıdır? Ben bir tane seyyid görsem diye hep cenâb-ı Hakka dua etdim. Allahü teâlâ bu saf ve temiz olan duamı kabul etdi ve Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerini karşıma çıkardı. Efendi hazretlerine kavuşdum. Efendi hazretlerinden sonra da elhamdülillah şimdi de bakmağa kıyamıyorum nereye baksam seyyid görüyorum. Ya Rabbi diyorum dünyâda küre-i arzda imkânı yok, inanamıyorum bu kadar seçilmiş ve sevilmiş bir cemâ'at bir araya gelsin… Haza min fadli, başka birşey diyemem, çok şükür. Bugün yukarıda mescidde arkadaşlara birşey anlatdım. Birgün Abdullah ibni Mübârek hazretleri bir câmiye gitmiş. Câmi'de bakmış ki bir köle ellerini açmış dua ediyor. Ya Rabbi, bana olan muhabbetin hâtırı için, ya Rabbi bana olan aşkın hâtırı için afv et şu müslümânları, diyor. Allah Allah. Abdullah ibni Mübârek hazretleri duyuyor, bir dakika diyor. Sen nereden biliyorsun cenâb-ı Hak seni bu kadar seviyor, diyorsun ki ya Rabbi bana olan muhabbetin hürmetine, bana olan aşkın hürmetine afv et bu müslümânları. Ne temînat var elinde, nereden biliyorsun Allah seni bu kadar çok seviyor? Efendim, ben bizim efendiyi gördüm, patronu gördüm, hep sevdiklerini alıyor karşısına, huzûruna. Sokakdan geçenleri almıyor, diyor. Efendilerin efendisi olan yüce Allah beni evine çağırdı, geldim. Beni huzûruna kabul etdi, huzûrunda durdum. Beni nasıl sevmesin? Beni sevmese beni niye câmiye çağırsın? Niye beni karşısına alsın, ben ona ibâdet yapayım? İşte îmân etdim ve inandım ki Allah beni seviyor. Aman diyor sen devâm et bu duaya. Allah bize de nasîb etsin. Şimdi arkadaş buraya da sokakdan geçenler gelmedi. Rastgele insanlar da gelmedi. İşte Ubeydullah abiyi sevenler, onun sevdikleri hep biraraya geldik ve bir cemâ'at teşekkül etdi. Hadîs-i şerîf var, sevgili Peygamberimiz "aleyhissalâtü vesselâm" öyle buyuruyorlar; Cemâ'atde rahmet vardır, ayrılıkda azâb-ı ilâhi vardır. Mübârek Hocamız "kuddise sirruh" bir sohbetlerinde buyuruyorlar; Allahü teâlânın sevgili kulları eğer bir araya gelirse hiç konuşmasınlar, yemek yesinler ne yaparsa yapsınlar oraya rahmet iner. O halde bu gece biz de büyük rahmete kavuşduk. Allahü teâlâ inşâallah bu gecenin hürmetine bu sevgili kullarının hâtırına kalblerimize şifâ verir de kalblerimiz şifâ bulsun. Bu rahmete hepimiz kavuşalım. Bunun da kıymetini bilelim. Ubeydullah abi Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerini anlatdı, adaşı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri sormuş; eğer Cuma vaktinde Allahü teâlânın bütün duaları kabul etdiği bir an elinize geçse, bilseniz, cenâb-ı Allahdan ne isterseniz? Hepsi güzel güzel birşeyler istemişler. En sonunda demişler ki, peki efendim ya siz ne isterdiniz Allahü teâlâdan eğer o vakti bilmiş olsaydınız? Mübârek buyurmuş ki; Ben sohbet-i sâlihîn isterdim. Yani Allahü teâlânın sâlih kullarının arasında olmayı isterdim. İşte bu.

Enver abiler, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

FÎ emanillah
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:448
Dün:456
Bu Ay:448
Toplam:14,270,411
Online Ziyaretçiler:42
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842