Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2595

Enver abiler buyurdular ki;
 
İzmir'de stajda iken birgün gemi ile Marmara'ya açıldık. Ben de daha o zamanlar toy bir delikanlıyım; fıkıh konusunda eksiklerim var. Gemiye bindik ama seferi miyim, namazları nasıl kılacağım falan diye iyice kafam karıştı, bir türlü işin içinden çıkamadım ve bu sıkıntı içinde bir kenarda uyuyakalmışım. Rüyamda Hocamızı "rahmetullahi aleyh" gördüm. Heyecanla; Efendim, durum bu. Ben şimdi ne yapacağım?" diye sordum. Mübarekler, kolayı var efendim, kitaba bakalım" dedi ve Dürr-ül Yekta'nın 85. sayfasını açarak meseleyi izah etti. Ben de uyanır uyanmaz meseleyi öğrenmiş olarak, ibadetlerimi yaptım. Dönüşte soluğu Beylerbeyi'nde evde aldım. Meseleyi seferilik diye yine kendilerine arz ettiğimde; kolayı var efendim, kitaba bakalım" buyurup, aynı kitabın aynı sayfasını açmazlar mı? Gayri ihtiyari ben gülümsemişim. Mübarek Hocamız, "Niçin gülümsediniz?" diye sorunca, ben de rüyayı olduğu gibi anlattım. Hocamız, biraz da yüzü kızararak "O bizden değil efendim, sizin ihlâsınızdandır" diyerek konuyu kapattılar.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:174
Dün:364
Bu Ay:174
Toplam:14,296,518
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842