Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2921

  • Whatsapp'de paylaş
Enver abiler buyurdular ki;
 
Şimdi bir gün Mübarek Hocamız "kuddise sirruh" anlattılar, ama tam onların ifadesiyle söylüyorum, "Mürekkep yalamış birisi" buyurdular, yani o kadar kızmışlar ki. Mürekkep yalamış birisi, evliyalara karşı... Bir köyde de bir imam var, çok ehl-i hal bir zat. Mübarek bir insan. Ben demiş, bir gideyim. Ona misafir olayım, bir mahcup edeyim. O köye gelmiş kapıyı çalmış, buyrun efendim demiş, tanınıyor zaten. Misafir olarak gelmek istedim, kabul edermisin? Estağfirullah, buyrun buyrun deyip içeri almış. Abdest alıyorlar yatsı namazına gidiyorlar camiye. Tabii bu zat imam. Namaz kıldırıyor. Namazdan sonra bu mürekkep yalamış olan diyor ki, Allah Allah, daha Fatiha'yı doğru düzgün okuyamıyor. Kalkmış bir de buna evliya diyorlar. Gelmişler eve, sabahleyin, yine abdest alacaklar fakat çeşme evin önünde, evin içinde değil. O misafir kalkıyor abdest almak için gidecek, koca bir arslan suyun başına yatmış adamı bekliyor, mürekkep yalamışı bekliyor gelsin diye. Hemen içeri kaçmış görür görmez. Ev sahibi demiş, bu telaş ne? Burası nasıl bir yer, demiş. Ne var? Şu çeşmenin başına bak. Bakıyor ki kocaman bir arslan. Alıyor sopayı gidiyor arslanın yanına, ne işin var senin diyor, benim misafirlerimi böyle rahatsız ediyorsun, çekil! Arslan başını sağa sola eğerek hürmet saygıyla beraber ayrılıyor. İçeriye geliyor, adam tabii dehşet içinde, hocam bu nasıl oldu diyor. Sen diyor, benim Fatiha'mla uğraşacağına kalk da adam ol diyor. Vallahi diyor, estağfirullah, bitti bu iş. Biz de kimsenin Fatiha'sıyla uğraşmayalım. Biz kendimizle uğraşalım.
 
Günün videosu


 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:120
Dün:457
Bu Ay:1,475
Toplam:14,434,303
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842